
Hollywood’dan Avrupa’ya binlerce aktör, yönetmen ve film endüstrisi profesyoneli, İsrail film kurumlarıyla çalışmayacaklarına dair yeni bir taahhüt imzaladı. Film Workers for Palestine (Filistin için Film Çalışanları) grubu tarafından yayınlanan taahhüt, “Filistin halkına karşı soykırım ve apartheid’a karışmış” olduğunu söyledikleri İsrail kurumlarına karşı kültürel boykot çağrısı yapıyor.
Kimler İmzaladı?

Taahhüt ilk açıklandığında Pazar günü 1,200 imzacı varken, Çarşamba gününe kadar bu sayı 3,900’ü aştı. İmzacılar arasında ünlü isimler yer alıyor:
Yönetmenler: Yorgos Lanthimos (Poor Things), Ava DuVernay, Asif Kapadia, Boots Riley, Joshua Oppenheimer, Jonathan Glazer (The Zone of Interest), Payal Kapadia
Oyuncular: Joaquin Phoenix, Emma Stone, Rooney Mara, Olivia Colman, Mark Ruffalo, Tilda Swinton, Javier Bardem, Ayo Edebiri, Riz Ahmed, Josh O’Connor, Lily Gladstone, Nicola Coughlan, Harris Dickinson, Guy Pearce, Elliot Page, Julie Christie, Peter Sarsgaard, Ebon Moss-Bachrach
Taahhüdün İçeriği
“Film yapımcıları, oyuncular, film endüstrisi çalışanları ve kurumlar olarak, sinemanın algıları şekillendirme gücünü kabul ediyoruz” diyen taahhüt metni, hükümetlerin Gazze’deki vahşeti desteklediği bu acil kriz anında “bu amansız dehşete suç ortaklığını ele almak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız” çağrısı yapıyor.
İmzacılar, “soykırım ve apartheid’ı aklamak veya haklı göstermek ve/veya bunları işleyen hükümetle ortaklık yapmak” gibi durumları suç ortaklığı olarak değerlendirdikleri kurumlarla film göstermeme, festivallerde yer almama veya başka şekillerde çalışmama taahhüdünde bulunuyorlar.
Güney Afrika Apartheid’inden İlham
Taahhüt, Güney Afrika’da apartheid’ın sona ermesine katkıda bulunan kültürel boykottan ilham aldığını belirtiyor. 1987 yılında Jonathan Demme, Martin Scorsese ve diğer önde gelen film yapımcıları tarafından kurulan “Filmmakers United Against Apartheid” (Apartheid’a Karşı Birleşmiş Film Yapımcıları) girişimine atıfta bulunuluyor.
Taahhüde eşlik eden SSS (Sıkça Sorulan Sorular) bölümü, hangi film kuruluşlarının suça karıştığını nasıl belirleyeceğini açıklıyor. Metinde “İsrail’in büyük film festivalleri (Kudüs film festivali, Hayfa uluslararası film festivali, Docaviv ve TLVFest dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere) İsrail hükümeti Gazze’de Filistinlilere karşı uzmanların soykırım olarak tanımladığı eylemleri gerçekleştirirken onunla ortaklık yapmaya devam ediyor” deniliyor.
İsrailli Bireyler Hedef Değil
Taahhüt, İsrailli bireylerle çalışmayı yasaklamadığını açıkça belirtiyor. SSS bölümünde “Çağrı, film çalışanlarının İsrail’in Filistin halkına karşı insan hakları ihlallerine suç ortağı olan İsrail kurumlarıyla çalışmayı reddetmesidir. Bu ret, kimliği değil kurumsal suç ortaklığını hedef alıyor” ifadesi yer alıyor.
Ayrıca İsrail vatandaşı 2 milyon Filistinlinin olduğu ve Filistin sivil toplumunun bu topluluk için hassas bağlam kılavuzları geliştirdiği vurgulanıyor.
İsrail Yapımcılar Birliğinden Tepki
İsrail Yapımcılar Birliği, taahhüde yanıt olarak yaptığı açıklamada “bu dilekçeyi imzalayanların yanlış insanları hedef aldığını” söyledi.
“Onlarca yıldır biz İsrailli sanatçılar, hikaye anlatıcıları ve yaratıcılar, Filistin anlatılarını ve İsrail devlet politikalarının eleştirisini de içeren çatışmanın karmaşıklığını izleyicilere duyuran ve gösteren başlıca sesler olduk. Filistinli yaratıcılarla çalışıyor, ortak hikayelerimizi anlatıyor ve binlerce film, TV dizisi ve belgesel aracılığıyla barışı ve şiddetin sonunu teşvik ediyoruz” dediler.
Birlik, “Bu boykot çağrısı son derece yanlış yönlendirilmiş. Çeşitli anlatılara ses veren ve diyalogu teşvik eden bizleri – yaratıcıları – hedef alarak, bu imzacılar kendi amaçlarına zarar veriyor ve bizi susturmaya çalışıyorlar” açıklamasını yaptı.
Artan Protesto Dalgası
Bu kampanya, İsrail’in Gazze’deki savaşını protesto eden eğlence endüstrisi girişimlerinin artan sayısına katılıyor. Bu yılın başlarında Joaquin Phoenix, Pedro Pascal, Ralph Fiennes ve yönetmen Guillermo del Toro dahil yüzlerce aktör ve film yapımcısı, film endüstrisinin İsrail’in Gazze’deki ölümcül askeri kampanyası karşısındaki sessizliğini kınayan açık bir mektup imzalamıştı.
Geçen yıl 65’ten fazla Filistinli film yapımcısı da Hollywood’u onlarca yıldır ekranda Filistinlileri “insanlıktan çıkarmakla” suçlayan bir mektup imzalamıştı.
Geçen hafta Venedik Film Festivali’nde gösterilen “The Voice of Hind Rajab” adlı yeni film, geçen yıl Gazze’de İsrail güçleri tarafından öldürülen beş yaşındaki bir kız hakkında. Film, galasının ardından 23 dakikalık ayakta alkış aldı. Brad Pitt, Jonathan Glazer, Phoenix, Rooney Mara ve Alfonso Cuarón filmin yapımcıları arasındaydı.
Senaryo Yazarı David Farr’ın Açıklaması
İmzacılar arasında yer alan senaryo yazarı David Farr, yaptığı açıklamada “Holokost kurbanlarının torunlarından biri olarak, İsrail devletinin eylemlerinden rahatsızlık duyuyor ve öfke içindeyim. İsrail devleti onlarca yıldır Filistin halkının topraklarını alarak onlara apartheid sistemi dayatıyor ve şimdi Gazze’de soykırım ve etnik temizlik sürdürüyor” dedi.
“Bu bağlamda, eserlerimin İsrail’de yayınlanmasını veya sergilenmesini destekleyemem. Kültürel boykot Güney Afrika’da önemliydi. Bu sefer de önemli olacak ve bence vicdanlı tüm sanatçılar tarafından desteklenmelidir” ifadelerini kullandı.