
Yönetmen: Arie Posin
Oyuncular: Joey King, Kyle Allen, Kim Dickens, John Ortiz, Celeste O’Connor
Yapım Yılı: 2022
IMDB Puanı: 7.346/10
Giriş
2022 yapımı “The In Between”, genç yetişkin sinemasında ölüm, kayıp ve aşkın ötesi gibi ağır temaları işleyen nadir filmlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Arie Posin’in yönettiği bu romantik drama, bir trafik kazasından sağ kurtulan genç kızın ölen sevgilisiyle ölümden sonraki dünyadan kurmaya çalıştığı bağlantıyı konu alıyor. Joey King’in başrolde yer aldığı film, yalnızca bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda travma, yas süreci ve gerçeklikle yüzleşmenin zorluklarını derinlemesine irdeleyen duygusal bir yolculuk sunuyor.
Film, içinde bulunduğu türün klişelerinden sıyrılma konusunda kısmen başarılı olsa da, özellikle genç izleyici kitlesine hitap eden melodramatik unsurları da barındırıyor. Paranormal öğelerle harmanlanmış bu çağdaş Romeo ve Juliet hikayesi, ölümün kesinliği karşısında aşkın gücüne dair umut dolu bir bakış açısı sunmaya çalışıyor.
Hikaye ve Yapı
“The In Between”in anlatı yapısı, zaman atlamaları ve flashback tekniği üzerine kurulu. Film, Tessa’nın (Joey King) hastane yatağında uyanmasıyla başlayarak, onun Skylar (Kyle Allen) ile yaşadığı aşk hikayesini geçmişe dönüşlerle anlatıyor. Bu yapısal tercih, izleyicinin karakterlerle duygusal bağ kurmasını sağlarken, aynı zamanda kaybın acısını daha derinden hissettiriyor.
Senaryo, gerçeklik ve hayal arasındaki ince çizgiyi ustaca işliyor. Tessa’nın yaşadığı paranormal deneyimlerin gerçek mi yoksa travma sonrası stres bozukluğunun bir belirtisi mi olduğu sorusu, filmin sonuna kadar belirsizliğini koruyor. Bu belirsizlik, hikayeye gizemli bir atmosfer katarken, izleyiciyi de protagonistin zihinsel durumu hakkında sorgulamaya sevk ediyor.
Film, özellikle ikinci yarısında hız kazanarak, Tessa’nın Skylar’la yeniden bağlantı kurma çabalarını daha yoğun bir şekilde işliyor. Buradaki dramatik gerilim, karakterin gerçeklikle yüzleşmek zorunda kalması ve nihayetinde sevdiği kişiyi kaybetmeyi kabul etmesi sürecinde doruk noktasına ulaşıyor.
Karakter Analizleri
Tessa (Joey King): Joey King, Tessa karakterini oldukça ikna edici bir performansla canlandırıyor. Karakterin travma sonrası yaşadığı karmaşık duygusal durumu, King’in nuanslı oyunculuğu sayesinde samimi bir şekilde perdeye yansıyor. Tessa’nın inadı, kırılganlığı ve aşkına olan bağlılığı arasındaki denge, King’in karakter derinliğini yakalama konusundaki başarısını gösteriyor.
Skylar (Kyle Allen): Kyle Allen, hem flashback sahnelerinde hem de hayalet olarak göründüğü anlarda karakterin çekiciliğini ve sıcaklığını korumayı başarıyor. Skylar karakteri, sadece romantik ilginin nesnesi olmaktan çıkıp, kendi kişiliği olan bir birey olarak resmediliyor. Allen’in doğal oyunculuğu, karakterin hatırlanabilir olmasına katkıda bulunuyor.
Vickie (Kim Dickens): Tessa’nın koruyucu annesi Vickie rolündeki Kim Dickens, kızının iyileşme sürecinde yaşadığı endişe ve çaresizliği başarıyla yansıtıyor. Karakterin koruyucu tavrı ve aynı zamanda Tessa’nın bağımsızlığına saygı gösterme çabası arasındaki gerilim, Dickens’ın deneyimli oyunculuğunda güvenilir bir zemin buluyor.
Doris (Celeste O’Connor): Tessa’nın en yakın arkadaşı Doris, filmdeki destek sistemi rolünü üstleniyor. O’Connor, karakterin sadakat ve sabır özelliklerini ön plana çıkarırken, aynı zamanda genç bir kadın olarak kendi sınırlarını da gösteriyor.
Tematik Unsurlar
Film, temel olarak kayıp ve yasın evrensel deneyimi üzerine kurulu. Tessa’nın yaşadığı süreç, insan psikesinin travmayla başa çıkma mekanizmalarını derinlemesine inceliyor. Özellikle genç yaşta yaşanan kayıpların etkisi ve bu durumla başa çıkmanın zorluğu, filmin en güçlü tematik unsurlarından biri.
Aşkın ölümden güçlü olduğu fikri, romantik sinemanın klasik temalarından biri olmasına rağmen, burada daha realist bir yaklaşımla ele alınıyor. Film, aşkın sihirli gücünden ziyade, sevilen kişinin anısının yaşamaya değer bir hayat kurma konusundaki motivasyon kaynağı olabileceğini vurguluyor.
Gerçeklik algısı ve psikolojik travma da filmin önemli temalarından. Tessa’nın yaşadığı deneyimlerin gerçekliği konusundaki belirsizlik, travmanın insan zihnindeki etkilerini metaforik bir dille anlatıyor.
Aile kavramı, özellikle seçilmiş aile yapısı da filmin altında yatan temalardan biri. Tessa’nın koruyucu ailesiyle kurduğu bağ ve bu ilişkinin onun iyileşme sürecindeki rolü, aile desteğinin önemini ortaya koyuyor.
Görsel ve Teknik Mükemmellik
Arie Posin’in yönetmenliğinde film, görsel olarak etkileyici bir atmosfer yaratmayı başarıyor. Özellikle Tessa’nın paranormal deneyimlerinin çekildiği sahnelerde kullanılan ışık oyunları ve kamera hareketleri, izleyiciyi karakterin subjektif dünyasına çekiyor.
Renk paleti olarak sıcak tonların ağırlıkta olduğu flashback sahneleri ile soğuk tonların hakim olduğu şimdiki zaman sahneleri arasındaki kontrast, duygusal atmosferi güçlendiriyor. Bu görsel tercih, geçmişin sıcaklığı ile şimdiki zamanın soğukluğu arasındaki farkı vurgulayarak, kaybın hissettirdiklerini görsel olarak destekliyor.
Ses tasarımı ve müzik, filmin duygusal etkisini artıran önemli unsurlar. Özellikle sessizliğin kullanımı, bazı kritik anlarda etkiyi maksimize ediyor. Müzik seçimleri, genç yetişkin türüne uygun olmakla birlikte, filmin duygusal yoğunluğunu destekleyecek şekilde dengeli bir yaklaşım sergiliyor.
Kurgu, özellikle zaman geçişlerinde akıcılığını koruyor ve izleyiciyi karıştırmadan hikayenin karmaşık zamansal yapısını takip etmeyi sağlıyor.
Sonuç
“The In Between”, genç yetişkin sinemasının tipik formüllerinden sıyrılmaya çalışan, kısmen başarılı bir deneme olarak değerlendirilebilir. Joey King’in güçlü performansı ve filmin samimi duygusal yaklaşımı, türün klişelerine rağmen izlemeye değer bir deneyim sunuyor.
Film, özellikle kayıp yaşamış genç izleyiciler için anlamlı bir katarsis deneyimi sunabilir. Ölümle başa çıkma, travma sonrası iyileşme ve gerçeklikle yüzleşme gibi konuları ele alırken gösterdiği hassasiyet takdir edilmesi gereken bir özellik.
Bununla birlikte, filmin bazı melodramatik unsurları ve öngörülebilir hikaye yayları, genel etkisini kısmen sınırlıyor. Paranormal öğelerin kullanımı da tartışmalı; bu unsurlar hikayeye gizemli bir boyut katarken, aynı zamanda filmin realist yaklaşımıyla çelişki yaratıyor.
Sonuç olarak “The In Between”, mükemmel olmasa da, işlediği konulara gösterdiği saygı ve ana oyuncusunun güçlü performansı sayesinde, özellikle hedef kitlesine hitap edebilecek duygusal derinlikte bir film. 7.346 IMDb puanı, filmin bu dengeyi yakalama konusundaki göreli başarısını yansıtıyor. Arie Posin, gelecekte daha özgün projelerle karşımıza çıkabilecek potansiyeli olan bir yönetmen olduğunu gösteriyor.